|
Mantar Zehirlenmeleri
Mantar Zehirlenmesi Ülkemizde her yıl mevsimsel olarak görülen ve ölümle sonuçlanabilen zehirlenmeler arasında mantar zehirlenmeleri önemli bir yer tutmaktadır. Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine son günlerde başvuran mantar zehirlenmeleri sayısı artmış ve bu hastalar hastanemizde tedavi altına alınmışlardır. Yeryüzünde yaklaşık 5000 mantar türü bulunmasına karşın, insanlar için zehirli olan mantar türlerinin sayısı yüzün altındadır. şapkalı mantarlar dediğimiz ve yenebilen mantarların içerdiği bazI zehirli bileşiklerle oluşan hastalık tablosuna, mantar zehirlenmesi veya micetismus adı verilir. Mantar zehirlenmelerinde çoğunlukla yenen mantar miktarına ve etken bileşiğe bağlı olarak hafif gastrointestinal bulgular görülür. Erken dönemde görülen kusma, az zehirli olan mantarları Düşündürürken altı saatten sonra kusma olması öncelikle ölümcül olabilecek mantarlar ile zehirlenmeleri akla getirmelidir. Bulgularının ortaya çıkma süresi üç saatten kısa olan mantarlar; muskarin, koprin, ibotenik asit, psilosibin toksinlerini içerir. Bu toksinler, otonom ve merkezi sinir sistemini etkiler. Bulgularının ortaya çıkış süresi uzun olan mantarlarda belirtiler 6?24 saat sonra ortaya çıkar. Cyclopeptide ve monomethylhydrazine toksinlerini içeren mantarlar ile olan zehirlenmelerde sonuçta karaciğer ve böbrek yetmezliği nedeniyle ölüm görülebilir. İnsanlar tarafından doğadan toplanarak, yenilebilir mantarlarla karıştırılarak yenebilen ve ölümcül mantar zehirlenmelerine neden olan Amanita phalloides, Gyromitra esculenta bu gruptan mantarlardır. Amanita phalloides, Köy Göçürten veya Evcik kıran olarak da bilinir; Amanitaceae familyasından zehirli bir mantar türüdür. Kültür mantarı olarak da üretilebilen Volvariella volvacea mantarı ile olan benzerliği mantar zehirlenmesinin önemli sebeplerindendir. İlkbahar ve sonbaharda ormanlık ve çayırlık alanlardan toplanan şapkalı mantarlar (çayır mantarları) ile karıştırılarak yenebilmektedirler. Türkiye'deki ölümcül zehirlenmelerin neredeyse % 95 inden sorumlu, son derece zehirli ve tehlikeli bir mantardır. Mantarın içerdiği amanitin ve phalloidin maddeleri, sindirildikten 8-12 saat sonra ilk belirtilerini gösterir ve 3-4 gün içinde karaciğer-böbrek metabolizmasını yok eder. Bu mantarın bir kişiyi öldürmesi için 20-25 gram tüketilmesi yeterli olmaktadır. Bu tür mantarların neden olduğu zehirlenme, Cyclopeptide zehirlenmeler olarak tanımlanır, belirtiler; 6-24 saat (genelde 10 saat civarı) hiç bir etki görülmez. Daha sonra ilk olarak ishal, karşın bölgesinde kramplar, mide bulantısı ve kusma görülür. Ardından ilk semptomlarda azalma görülür, iyileşmenin başladığı düşünülür. Oysa bu dönemde karaciğer ve böbrek yetmezliği ortaya çıkar ve hasta bu safhada ölebilir. Gyromitra esculenta, sahte kuzu göbeği olarak bilinen bir mantar türüdür. Bölgemizde sıkça tüketilen kuzugöbeği mantarı (Morchella conica), Morchella deliciosa olarak da bilinir ve Morchellaceae ailesinden yenilebilen bir mantar türüdür. Genelde ormanlarda tek tek veya küçük gruplar halinde bulunur. Özellikle orman yangınlarından sonra sıkça rastlanır. Genelde bahar aylarında ortaya çıkar ve zehirli bir tür olan Gyromitra esculenta (sahte kuzugöbeğiyle) sıkça karıştırılabilir ve insanlarda zehirlenmelere neden olur. Bu tür mantarların neden olduğu zehirlenmeler, Monomethylhydrazine zehirlenmeler olarak tanımlanır. Belirtileri; mide bulantısı ve kusma, kanlı ve sulu ishal, kas krampları, karın bölgesinde ağrı, ciddi durumlarda ise karaciğer yetmezliği, yüksek ateş ve koma gibi ağır semptomlar görülebilir ve mantar yenildikten 2?4 gün sonra hasta kaybedilebilir. Ülkemiz uygun ekolojik koşulları nedeniyle mantar florası yönünden oldukça zengindir. Özellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde düşük sosyoekonomik koşullarda yaşayan kişilerde besin olarak tüketilmesi nedeniyle mantar zehirlenmesi sıktır. Mantar yendikten sonra, zehirlenme belirtileri görülür görülmez hasta kusturulmalıdır. Parmakla küçük dile dokununca kusma temin edilemiyor ise, tuzlu su veya ipeka şurubu verilerek kusma sağlanmalıdır. Kusma ile ishal, aslında vücuda verilen zararlı maddeleri hızla vücuttan uzaklaştırma biçiminde bir savunma şeklidir. Her iki durumda da vücut zehri dışarı atmak istemektedir. Eğer kusmadan sonra ishal görülmez ise; müshil verilerek hastanın bağırsakları boşaltılmalıdır. Hasta en kısa zamanda doktora yetiştirilmeli, mümkün ise, mantar örneği de beraberinde götürülmelidir. Mantar yeme öyküsü olan hastalar, gastrointestinal şikayetleri hangi saatte bağlarsa bağlasın daima hastaneye yatırılmalıdır. Halk arasında tamamen yanlış olan mantarlarla ilgili olarak; -Zehirli mantar gümüş kaşıkla kaynatılırsa kaşık kararır, -Sirkeli, tuzlu suda kaynatmak mantarın zehrini ortadan kaldırır, -Pişirilen mantarın zehri kaybolur, - Mantar yoğurt ile yenirse zehirlemez, -Kurutulmuş mantar zehirlemez, - Çayırda yetişen mantar zehirlemez, -Ağaç üstündeki mantarlar zehirlemez, -Koparılınca mantarın rengi değişmezse zehirsizdir, iç kısım mavileşirse zehirlidir, gibi yanlış inanışlar da mantar zehirlenmelerinin oluşmasında önemli bir etken olmaktadır. Mantar yemenin en güvenilir yolunun marketlerden alınabilen kültür mantarlarının tüketilmesi olduğu her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Doç. Dr. Mustafa Demirci SDU. Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
Tarih : 22-05-2006
|
|