|
Dünya AIDS Günü
Çağımızın vebası olarak da bilinen AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome = Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) HIV virüsünün neden olduğu önemli bir sağlık sorunudur. ilk görüldüğü 1981 yılından bu yana 30.9 milyon insan hayatını bu hastalıktan dolayı kaybetmiıtir. Dünya Saılık Örgütü verilerine göre dünyada 40.3 milyon kiıi HIV virüsü ile infektedir. Bu sayı giderek artmaktadır. Tüm dünyada günde 14500 kişi, dakikada ise 10 kişi bu virüsle infekte olmaktadır. Hastalık, ilk ortaya çıktııı dönemde homoseksuel erkekler arasında görülmesinden dolayı fazla dikkat çekmemiş, ancak zamanla hastalığın heteroseksuel erkeklerde de görüldüğü ve kadınlara, hamile kadınlardan da bebeklerine bulaşmaların olması ile ilgi toplamıştır. Her yıl 1 Aralık Dünya AIDS günü olarak kutlanmakta, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da bir slogan belirlenerek eğitim toplantıları ile halk bilgilendilmektedir. Bu yılın sloganı ‘Sözünde dur, AIDS’i durdur’ olmuştur. Günümüzde HIV virüsünün bulaşma yolları kesin olarak bilinmektedir. Bunlardan en önemlisi cinsel temastır. Her türlü cinsel temas ile virüs bulaşabilmektedir. Korunmasız cinsel temasta infekte erkekten kadına bulaşma riski, infekte kadından erkeğe bulaşma riskinden daha fazladır. Bununla birlikte eşlik eden genital ülserlerle seyreden cinsel yolla bulaşan hastalık olması durumunda bulaşma riski artmaktadır. Kondom kullanımı diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklarda olduğu gibi HIV bulaşımını önleyen etkili bir yöntemdir. Virüs kanda yoğun olarak bulunduğu için infekte kişilerden alınan kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu ile de bulaşması mümkündür. Ancak ülkemizde 1987 yılından bu yana kan donörlerine yapılan HIV antikorlarını saptamak için yapılan testler ve riskli kişilerin belirlenmesine yönelik yapılan sorgulamalar sonucunda kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu ile bulaşma riski 1 / 225.000 dir. Hamilelik sırasında transplasental yolla, doğum sırasında sekresyonlarla, doğum sonrasında emzirme ile infekte bir anneden bebeğe bulaştırma riski % 20-30 düzeylerindedir. Sağlık personeline mesleki kazalar sonucu ve en çok da infekte kanlı iğnenin batması ile bulaşması mümkün olabilmektedir. Bu yol ile olan bulaşma riski % 0.4 den daha azdır. Aslında sağlık personelleri işleri sırasında sürekli potansiyel HIV kaynakları ile karşı karşıyadır. Bu yüzden her insanın infekte olabileceğini düşünmelidirler. Bundan dolayı da kan ile teması önleyen ve HIV bulaşmasını engelleyen önlemler hasta bakımı sırasında istisnasız olarak sağlık personelince uygulanmalıdır. Bunlar: Her hasta ile temastan sonra eller su ve sabunla yıkanmalıdır. Vücut sıvıları ile temas olacaksa tek kullanımlık eldiven, cerrahi müdahele yapılacaksa çift eldiven giyilmelidir. Elbiseler vücut sıvıları ile temas edecekse ameliyat gömleıi giyilmelidir. Çalışanın üzerine vücut sıvıları sıçrama ihtimali varsa maske ve koruyucu gözlük takılmalıdır. Keskin aletler kullanıldıktan sonra delinmeye dirençli kutulara atılmalıdır. iğne başlıkları geriye takılmadan özel kontainerlara atılmalıdır. Damar içi madde bağımlılarında ortak enjektör kullanımı ile bulaşma riski vardır. HIV birçok vücut sıvısında bulunabilmesine rağmen sadece kan, semen, vajinal sekresyonlar aracılığı ile bulaşabilmektedir. Sağlam deriye infekte kanın sıçraması ile bulaşma olmamaktadır. Yine günlük sosyal ilişkilerde, öpüşme, dokunma, sarılmakla, aynı havluyu, tuvaleti, banyoyu kullanmakla virüsün bulaşması söz konusu değildir. Böcek,sinek sokması, hayvan ısırması ile etken bulaşmamaktadır. Virüs girdiği vücutta aylar-yıllar içerisinde bağışıklık sistemini çökertmektedir. Bunun sonucunda fırsatçı infeksiyonlar ve maligniteler ortaya çıkmakta, hastalar bu nedenle yaşamlarını kaybetmektedirler. AIDS, HIV infeksiyonun en ileri safhasıdır. Bugün için AIDS’de kür tedavisi yoktur. Ancak saikalım süresini uzatan virüse yönelik tedaviler ile fırsatçı infeksiyonlara yönelik tedaviler bulunmaktadır. Ancak bu tedaviler oldukça ciddi yan etkilere neden olmakla birlikte maliyetleri binlerce doları bulabilmektedir. Bugün için HIV infeksiyonunu önleyecek bir aşı da virüsün sürekli mutasyonlara uğrayıp antijenik özelliklerini değiştirmesi gibi sebepler nedeniyle geliştirilememiştir. Korunma: Cinsel temaslarda kondom kullanılmalı, ayrıca tek eşli (monogamik) cinsel yaşam tercih edilmelidir. Sağlık personeli HIV infekte bir kanla temasa maruz kalırsa iğnenin battığı bölge derhal su ve sabunla temizlenmeli (ağza, buruna kan sıçraması olmuşsa su ile temizlenmeli, göze sıçramışsa serum fizyolojik ile yıkanmalı), antiretroviral profilaksiye hemen başlanmalıdır. Yrd. Doç. Dr. Onur Kaya infeksiyon Hast. ve Klin. Mik. AD Öğretim Üyesi
Tarih : 30-11-2006
|
|